# AI görünürlüğü devletlerin de gündeminde

> Hanover Institute hakkındaki haberler, AI görünürlüğünün devlet iletişimindeki yerini tartışmaya açıyor. Kurumlar için çıkarım: doğru temsil ve ölçülebilir etki.

[Guardian’ın haberine göre](https://www.theguardian.com/world/2026/aug/26/fake-thinktank-israel-ai-propaganda), Hanover Institute 6–14 Ağustos 2026 arasında 124 rapor ve 560 binden fazla kelime yayımladı.

Bu haberin iş dünyası açısından ilginç tarafı, bir haftaya sığdırılan içerik miktarından daha geniş. Markaların yapay zekâ yanıtlarında nasıl anlatıldığını önemseyen iletişim yaklaşımı, devletlerin kendilerini anlatma çabasına da uzanıyor. Hanover Institute etrafındaki haberler, bu geçişi somut bir örnek üzerinden tartışmayı mümkün kılıyor. Fakat önce kamu kaydını, haberin yorumunu ve henüz bilmediğimiz sonucu ayırmak gerekiyor.

## Düşünce kuruluşu görünümündeki bir yayın sitesi

Hanover Institute for Public Policy, İsrail ve Filistin hakkında raporlar yayımlayan bir site. [404 Media’nın incelemesi](https://www.404media.co/israel-is-running-a-synthetic-think-tank-to-influence-ai-search-results/) bunu “sentetik düşünce kuruluşu” olarak nitelendiriyor: araştırma kurumu görünümünde, soru başlıkları ve kaynaklarla düzenlenmiş, bireysel yazar imzası taşımayan bir yayın yapısı. Haberin yorumu, içeriklerin sohbet botlarının yanıtlarını etkilemek üzere hazırlandığı yönünde. Bu niteleme habere ait; bir mahkeme kararı veya bağımsız etki ölçümü değil.

Devlet bağlantısının ise kamu belgesinde karşılığı var. Piro adlı şirketin ABD Adalet Bakanlığına sunduğu [2 Haziran 2026 tarihli FARA kaydı](https://efile.fara.gov/docs/7732-Exhibit-AB-20260602-0.pdf), Havas Media Germany üzerinden İsrail Hükümeti Reklam Ajansı LaPam adına çalıştığını belirtiyor. Hizmet, stratejik iletişim ve medya ilişkileri olarak tanımlanıyor. Belge, ABD kamuoyunu etkilemeye yönelik iletişim faaliyetlerinden de söz ediyor; burada AI yanıtlarını değiştirmeye ilişkin açık bir taahhüt bulunmuyor.

FARA, *Foreign Agents Registration Act* kısaltması. [ABD Adalet Bakanlığının açıklamasına göre](https://www.justice.gov/nsd-fara/frequently-asked-questions), belirli yabancı temsil faaliyetlerinin ve bunları kimin adına yürüttüğünün açıklanmasını amaçlıyor. Bu kayıt, Bakanlığın yayımlanan içeriğin doğruluğunu onayladığı bir belge olarak okunamaz.

Sitenin kendi açıklaması da aktarılmaya değer. [Hanover’ın bugün erişilebilen hakkımızda sayfası](https://hanoverinstitute.com/about), devlet finansmanını belirtiyor ve kendisini bağımsız, tarafsız bir kuruluş olarak tanımlamadığını söylüyor. Bireysel imza kullanmamasını ise kurumsal yayın tercihi ve araştırmacıların korunmasıyla açıklıyor. Bu, kurumun kendi beyanı; raporların yöntemini veya doğruluğunu tek başına doğrulamıyor. Ancak ilişkiyi bütünüyle sakladığını söylemek de mevcut sayfayla uyuşmuyor.

## Yapay zekâ bu işin neresinde?

Bağlantı, Piro’nun sunduğu hizmette daha açık. Şirket, [AI Story Optimization sayfasında](https://www.wearepiro.com/ai-story-optimization) modellerin bir marka hakkında hangi kaynaklardan yararlandığını incelemeyi ve bu kaynaklarda içerik üretmeyi teklif ediyor. Böyle bir hizmet pazarladığı doğrudan görülebiliyor. Vaat ettiği etkinin gerçekleşip gerçekleşmediği ise ayrıca ölçülmesi gereken bir konu.

[Responsible Statecraft’ın haberinde](https://responsiblestatecraft.org/israel-influence-chatgpt/), NewsGuard analisti Alice Lee de Hanover’daki raporların arama motorlarına ve sohbet botlarına uygun biçimde hazırlandığını değerlendiriyor. Aynı haber, Piro’nun kurucu ortağı Daniel Rosenberg’in daha önce Politico’ya verdiği açıklamayı da aktarıyor: Şirket, görevini kaynaklı bilgi yayımlamak ve yanlış bilgiyi düzeltmek olarak tanımlıyor. Bu açıklama şirketin amacı nasıl tarif ettiğini gösteriyor; haberlerdeki değerlendirmeyi veya etkinin büyüklüğünü sonuçlandırmıyor.

Teknik ayrım basit. Bir AI asistanı cevap verirken web’de arama yapıp yeni bir sayfadan yararlanabilir. [ChatGPT’nin arama belgesi](https://help.openai.com/en/articles/9237897-chatgpt-search) böyle yanıtlarda kaynak bağlantılarının gösterilebildiğini açıklıyor. Dolayısıyla yeni bir içeriğin cevaba girmesi için modelin yeniden eğitilmesi gerekmiyor.

İçeriğin ileride eğitim verisine girmesi ayrı bir olasılık. Bu yazıda incelenen belgeler, Hanover metinlerinin belirli bir modelin eğitiminde kullanıldığını göstermiyor. Bir bağlantının AI yanıtında görünmesinden de modelin kalıcı olarak değiştiği sonucunu çıkaramayız.

![Tarihli kamu belgeleri ve yayıncı bilgisi insan eliyle kontrol edilerek izlenebilir bir yapay zekâ yanıtına dönüşüyor, desteklenmeyen iddia ayrı kalıyor](/images/inline-ai-visibility-states/source-trail-before-ai-answer.webp)

## Devlet iletişimi için de yönetilmesi gereken bir alan

Benim bu vakadan çıkardığım sonuç şu: AI görünürlüğünü devletlerin ve kamu diplomasisi kurumlarının da gündemine alması gerekiyor. Kamu diplomasisi, bir ülkenin başka ülkelerdeki insanlarla kurduğu iletişimi kapsıyor. İnsanların ülkeyle ilgili bilgi almak için AI asistanlarına başvurduğu durumlarda, bu asistanların hangi kaynakları kullandığı da o iletişimin bir parçası hâline geliyor.

Tek bir vaka, bütün devletlerin aynı yönde hareket ettiğini göstermez. Yine de konuyu yalnızca markaların müşteri kazanma çabası olarak ele almanın eksik kalacağını düşündürüyor.

Bunun pratik karşılığı yüzlerce yeni yazı sipariş etmek olmak zorunda değil. Örneğin Türkiye’ye yatırım yapmayı değerlendiren birinin teşvikler hakkında aldığı yanıt, yürürlükten kalkmış bir belgeye dayanabilir. Bir turist, güncel başvuru koşulları yerine eski bir açıklamayla karşılaşabilir. Bunlar burada ölçülmüş sonuçlar değil; hangi soruların ve bilgi kaynaklarının izlenmeye değer olduğunu gösteren örnekler.

Kamu kurumları için başlangıç işi, kendi bilgilerini güncel, erişilebilir ve farklı dillerde anlaşılır tutmak. Sonra önemli sorularda nasıl temsil edildiklerini incelemek. Yayıncı ve finansman bilgisinin açık olması, tarihlerin görünmesi ve düzeltmelerin izlenebilmesi bu işin parçası. Kurumun görüşü ile bağımsız bir kaynağın bulgusu, okurun ayırt edebileceği şekilde sunulmalı.

![Bir kamu iletişim ekibi güncel bilgileri farklı dil bölümlerinde tutuyor ve temsili soruları kaynak panosuna karşı kontrol ediyor](/images/inline-ai-visibility-states/public-information-needs-measurement.webp)

## Şirketler için de ölçüt değişmiyor

Bir şirket açısından da bir kamu kurumu açısından da AI yanıtında yer almak tek başına sonuç değil. Yanıtın doğru olması, gerekli koşulları taşıması ve insanın kararına yardım etmesi gerekiyor. [AI sizi önersin diye yazmayın](/tr/ai-sizi-onersin-diye-yazmayin) yazısındaki insanı merkeze alan yaklaşım burada da geçerli.

Ölçümün sınırı da aynı. Seçilmiş birkaç soruda görünen bağlantılardan bütün kitlenin ne öğrendiğini çıkaramayız. [AI görünürlük araçlarının neyi ölçtüğünü](/tr/ai-gorunurluk-araclari-gercekten-ise-yariyor-mu) tartışırken ayırdığım örneklem ve gerçek kullanıcı deneyimi, devlet iletişiminde de birbirinin yerine geçmez. [Bing verileriyle yaptığım karşılaştırma](/tr/ai-gorunurlugu-yanilsamasi-bing-citation-share) da atıf ölçüsünü kendi kapsamı içinde okumak gerektiğini gösteriyordu.

AI görünürlüğüne bütçe ayıracak kurumun önce hangi bilgi sorununu çözeceğini belirlemesi gerekir. Hatalı bilgi mi düzelecek, güncel belgeye erişim mi kolaylaşacak, yanlış başvurular mı azalacak? Bunlardan hangisinin değiştiği gösterilemiyorsa, daha fazla içerik ve daha fazla atıf üretmiş olabiliriz. Daha iyi iletişim kurduğumuzu henüz bilmiyoruz.

---

Language: Turkish
License: CC BY 4.0
License URL: https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/
Scope: Evren Bal-authored text, unless this article expressly states otherwise.
Excluded: Third-party material, quoted excerpts, logos, and separately marked images retain their own rights.
Attribution: Credit Evren Bal, link to the canonical source and license, and indicate changes.
Source: https://evrenbal.com/tr/ai-gorunurlugu-devletlerin-de-gundeminde
